Cuma, Temmuz 1, 2022
Ana SayfaManavgat12 yaşındaki Emine Nur Özçelik; "Baban melek oldu"

12 yaşındaki Emine Nur Özçelik; “Baban melek oldu”

Geçen yıl 23 Kasım’da Isparta’da meydana gelen olayda bıçaklanarak öldürülen Mehmet Özçelik’in (33) kızı Emine Nur Özçelik (12) “Babaanneme ‘Ne oldu babam iyi mi?’ diye sordum. O önce ‘iyi’ dedi, sonra biraz düşündü, ‘Baban melek oldu kızım’ diye cevap verdi dedi.

Ayşe Özçelik’te eşinin öldürülmesinin hayatlarının darmadağın olduğunu belirterek, “Bunu yapanlar cezasını çeksin. Yaşları küçük diyorlar, yaşları ne olursa olsun. Benim 2 tane çocuğum ortada kaldı. Babasız kaldı. Dışarıda herkes babasıyla gezerken benim çocuklarım, boynu bükük bakıyorlar. Bizim suçumuz günahımız neydi?” dedi.

Isparta’da, geçen yıl, 23 Kasım gecesi yaşanan olayda Mehmet Çelik ile Halil C. ve Azim A., gittikleri düğünden çıkışta yürüyerek geldikleri İstanbul Caddesi Orman Bölge Müdürlüğü binası önünde bir grupla karşılaştı. Taraflar arasında tartışmayla başlayan kavgada Mehmet Özçelik, Halil C. ve Azim A. bıçaklandı. İhbarla gelen sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye götürülen yaralılardan Mehmet Özçelik, hayatını kaybetti. Isparta Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olaydan bir gün sonra şüpheliler F.G., B.B., İ.S. ve T.E.’yi saklandıkları yerde yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden F.G. tutuklandı. Yaşları 18’den küçük 3 şüpheli ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

SANIK F.G.’NİN YAŞI MAHKEME KARARIYLA KÜÇÜLTÜLDÜ

Cinayetle ilgili Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edildi. İddianamede olayda bıçağı kullandığı belirlenen ve ‘kasten öldürme’ ile ‘kasten yaralama’ suçundan ceza istenilen F.G.’nin, olaydan 2 gün önce 18 yaşını doldurduğu ancak mahkeme kararıyla yaşının küçültüldüğü bu nedenle de suça sürüklenen çocuk sıfatı aldığı anlatıldı. F.G.’ye verilecek cezada indirim uygulanması istendi.

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINDAN AÇIKLAMA

Olayın basında yer almasının ardından Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, “Bilindiği üzere ‘Ceza Mahkemelerinin Ek Yetkisi’ başlıklı CMK 218/2 maddesi ‘Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde; mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir’ amir hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevi maddi gerçeği ortaya çıkartmak olduğundan hukuk mahkemesinin yaş tashihine ilişkin kararı ile bağlı değildir. Yüce mahkeme talep halinde veya re’sen bu hususu araştırmakla görevli ve yetkilidir. Isparta 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından takip edilmektedir. Bu çerçevede yargılama aşamasında maddi gerçeğin ortaya çıkartılması maksadıyla failin gerçek yaşının tespitine ilişkin mahkemeden talepte bulunulacaktır. Adaletin tecellisi için mücadele veren Cumhuriyet Başsavcılığımız kamu vicdanını rahatsız edecek herhangi bir oldu- bittiye asla müsaade etmeyecektir” ifadelerine yer verildi.

SEVEREK EVLENDİLER

Mehmet Özçelik’in Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşayan eşi Ayşe Özçelik (30) kızı Emine Nur Özçelik’le (12) yaptığı açıklamada, suçluların en ağır şekilde cezasını çekmelerini isteyerek, olay gününü ve kendisi ve çocukların yaşadıkları şoku Demirören Ajansı (DHA) muhabirine anlattı. Evlendiklerinde kendisinin 18, eşinin de 21 yaşında olduğunu ve birbirlerini severek evlendiklerini anlatan Ayşe Özdemir, Emine Nur ve İbrahim (6) adlı 2 çocuklarının olduğunu belirten Ayşe Özçelik,  2014 yılında Manavgat’a taşındıklarını eşinin önce çeşitli otellerde çalıştığını bir süre sonra da br markette kasap olarak işe başladığını söyledi. Ayşe Özçelik, eşinin başına gelen olaydan sonra kendilerine destek olmak amacıyla anne ve babasının da yanına geldiğini, kendisinin de Manavgat Belediyesi Huzurevi’nde işe başladığını anlattı.

‘O GECE İÇİMİ BİR SIKINTI BASTI’

Mutlu bir evliliklerinin olduğu dile getiren Ayşe Özçelik, olay günü Isparta’ta bir yakınlarının düğünü olduğunu ve düğüne katılmak için gittiklerini söyledi.  Aslen Isparta’nın Yenişarbademli ilçesinden olduklarını dolayısıyla Isparta’da da akrabalarının bulunduğunu belirten Ayşe Özçelik, “Takı töreninin ardından düğünden ayrıldık. Çocuklarımız kayınvalidemle kaldı. Eşimin Isparta’da okuyan yeğenleri vardı. Onların evlerine gittik. Daha sonra eşim ve arkadaşları dışarı çıktı. Ben evde kızlarla kaldım. Bir süre sonra bizde dışarı çıktık ve geri geldik” dedi. Eşinin gittiği mekandan kendilerine fotoğraflar gönderdiğini söyleyen Özçelik, olay gecesi kendisine bir sıkıntı bastığını ancak arkadaşlarının yanında olduğu için eşinin aramadığını belirtti.

‘BİZİM HER ŞEYİMİZ ORADA BİTTİ’

Sabah erken saatlerde tanıdıkları olan bazı kız öğrencilerin evine gelerek kendisine, ‘Abla dün gece Mehmet Abi ve Halil bir kavgaya karışmış. Mehmet Abi bıçaklanmış. Şehir hastanesindeymiş’ diyerek kendisini hastaneye götürdüklerini söyleyen Ayşe Özçelik sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz hastaneye vardığımızda herkes yoğun bakımın önündeydi. Aslında herkes olayı biliyormuş ama kimse bize bir şey söyleyememiş. Bir hemşire geldi, ‘evrakları imzalaman lazım’ dedi. Ben evrakları imzalarken, ‘eşimi ne zaman görebilirim’ diye sordum. Bana ‘eşimin durumunun ağır olduğunu, her şeye hazırlıklı olmamız gerektiğini’ söyledi. Daha sonra bir doktor gelip, ‘Hastamızı maalesef kaybettik’ deyince bütün dünyam yıkıldı, hastane yıkıldı. Ondan sonra bir şey hatırlamıyorum. Bizim her şeyimiz orada bitti. Bizim için çok kötü bir gündü o!”

‘BUNU YAPANLAR CEZASINI ÇEKSİN’

Eşinin cenazesini alıp Yenişarbademli’ye dönerken kızının kendisine ‘Anne babam nerede’ diye sorduğu verecek cevap bulamadığını, ‘baban sonra gelecek’ dediğini söyleyen Ayşe Çelik, “Hayatımız darmadağın oldu. Bunu yapanlar cezasını çeksin. Yaşları küçük diyorlar, yaşları ne olursa olsun. O kadar kesici delici aletle ne işleri vardı? Madem çocuktular da. Benim 2 tane çocuğum ortada kaldı. Babasız kaldı. Dışarıda herkes babasıyla gezerken benim çocuklarım, boynu bükük bakıyorlar. Babasıyla yaşadıkları hatıraları anlatıyorlar. Babasının öldüğü günde kızım online derse bile katılmak istemedi. ‘Ben bugün derse katılmak istemiyorum, babamı çok özledim’ dedi. Bizim suçumuz günahımız neydi?” diye konuştu.

‘BEN ZANNETTİM Kİ, BABAM GELDİ AMA BABAM DEĞİLDİ’

Mehmet Özçelik’in kızı Emine Nur Özçelik’te o gece babaannesiyle birlikte kaldığını anlatarak, “Ben sabah uyandım, babaannem sürekli çığlık atıyordu. Ne oldu diye sorunca ‘Baban dün akşam kavgada bıçaklanmış. Yoğun bakımdaymış’ dedi. Ben o zaman kadar sürekli yoğun bakımı iyi bir yer diye biliyordum. Oraya ameliyattan sonra herkesi götürüyorlar diye biliyordum” dedi. Daha sonra hastaneye gittiklerini söyleyen Emine Nur Özçelik, “Orada kuzenim Miray ablamla annesi böyle kriz geçiriyor gibiydi. ‘Hayır ölmedi, ölmedi’ diyorlardı. Bayıldılar, sonra onu sedyeyle götürdüler. Ben bir şey olduğunu biliyordum, ‘kesin bir şey oldu, bize yalan söylüyorlar’ dedim kendi kendime” dedi. Kendilerini oradan eve götürdüklerini anlatan Emine Ayşe Özçelik, “Gözüm sürekli yoldaydı, sanki babam gelecek gibi hissediyordum. Bir akrabamız, bizim kendi arabamızla almaya geldi. Ben zannettim ki, babam geldi ama babam değildi” diye konuştu.

‘BABAANNEM ‘BABAN MELEK OLDU’ DEDİ’

Köylerine giderken annesine ‘babasının ne zaman geleceğini’ sorduğunu ama annesinin kendisine cevap vermediğini anlatan Emine Nur Özçelik şunları söyledi:

“Köye geldiğimizde evimizin önünde sandalyeler vardı. Herkes sürekli ağlıyordu. Evde beni böyle boş bir odaya aldılar. Ben bir şekilde odadan çıkıp diğer odaya babaannemin yanına gittim. Babaanneme sordum, ‘Ne oldu babam iyi mi?’ dedim. O önce ‘iyi’ dedi, sonra biraz düşündü, ‘Baban melek oldu kızım’ dedi.”

instagram profil

Diğer haberler

İlgi çeken haberler