Deniz Baş cinayetinde sanığa 15 yıl hapis cezası

240

Manavgat Kavaklı Mahallesi’nde, Deniz Baş’ın (28) otomobilinde tüfekle öldürüldüğü olayda tutuklu sanık Doğukan Aybey (20) hakkında 15 yıl hapis cezası verildi. Mahkemede son sözü sorulan Doğukan Aybey, “Adalete karşı boynum kıldan incedir, çok pişmanım” dedi.

Olay, geçen yıl Aralık ayında, Manavgat’ın Kavaklı Mahallesi’nde meydana geldi. Deniz Baş, bir süredir ayrı yaşadığı eşi Merve Nur (Baş) Aybey’in ailesinin oturduğu evin önüne 07 ACB 271 plakalı otomobille geldi. Kenarda eşini gören Deniz Baş, otomobili sağa çekerek, yavaşlattığı sırada binanın arasından çıkan Merve Nur Aybey’in amcaoğlu Doğukan Aybey (19) tarafından tüfekle ateş açıldı. Bunun üzerine kaçmaya çalışan Deniz Baş’ın otomobili, apartmanın bahçe duvarına çarptıktan sonra durdu. Doğukan Aybey ise aracın arkasından birkaç el daha ateş etti. İhbarla olay yerine gelen sağlık görevlileri, vücudunun çeşitli yerlerinde ateşli silah izi olan Deniz Baş’ı ambulansla Manavgat Devlet Hastanesi’ne götürdü. Ağır yaralı Baş, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Deniz Baş’ın cansız bedeni, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Olay sonrası gözaltına alınan Merve Baş ile Doğukan Aybey, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Merve Nur Aybey, yurt dışına çıkış yasağı getirilerek, adli kontrolle serbest bırakıldı. Doğukan Aybey ise mahkemece tutuklandı.

CİNAYET ANINI ANLATTI

Olayın ardından Merve Nur Aybey, eşinin sürekli kendisinin darp ettiğini belirtti. Merve Nur Aybey, 3 Aralık günü yaşanan ve Deniz Baş’ın ölümüyle sonuçlanan olayı ise şöyle anlattı:

“Saat 07.30- 08.00 sıralarında Deniz Baş, evden çıkıp, işe giden babamın üzerine doğru şişe fırlattı. Babam işe gittikten sonra beni sürekli telefonla rahatsız ederek, ‘Babanın leşini sereceğim, bugün nasıl geldiysem babanın leşini öyle sereceğim. Önüne vereceğim. Sana 3 gün müddet. Çocuklarım o evde yaşamayacak, sen ve çocuklarım o evde kalmayacaksınız. Ya benim yanıma tıpış tıpış geleceksin ya da ailenden birinin leşini önüne sereceğim’ dedi. Öğlene kadar sürekli arayıp, hakaret ve tehdit etti. Bana, ‘Aşağı inmezsen ben yukarı geleceğim, babanın değil senin leşini sereceğim. Senin evde tek olduğunu biliyorum’ diye tehdit ediyordu. Böyle deyince ben de korktum, ‘Tamam Deniz aşağı ineceğim. 2 dakika konuşalım madem’ dedim. Ben aşağı indiğimde o evin bulunduğu sokakta 3- 5 tur daha attığını söyledi. O da beni kontrol ediyor, bakıyor, ‘Ben tek miyim değil miyim, yanımda kim var kim yok’ diye. Önümden geçip biraz ön tarafta durdu. Aradı telefon zaten açıktı elimde, ben de ‘Hangisisin sen’ dedim, çünkü arabalar hala geçiyordu. Bana ‘Önde duran benim’ dedi.”

‘SİLAHI BANA VERİP, KAÇIP GİTTİ’

“O arabaya doğru yönelip, ‘Deniz’ diye seslenmemle bir baktım Doğukan, arkamdan çıktı. Havaya ateş etti” diyen Merve Nur Aybey, şöyle devam etti:

“Arabaya saçma isabet etti. Ardından panikle arabaya doğru da ateş etti. Ondan sonra panikleyen Doğukan ortadan kayboldu. Araba duvara çarpmıştı. Ben de Deniz’e bakmaya gittim. Yanlışlıkla herhalde gaza bastığı için tekerlek dönüyordu, duman çıkıyordu. Ben araba patlayacak diye korktum. Şoka girmiştim, kapıyı açamadım kilitlenmişti. Oradan geçen birine ‘Yardım eder misin’ dedim. Adam kapıyı açtı, kontağı kapatıp arabayı durdurdu. Ben de Deniz’e seslendim, ona dokundum o sırada omzundan vurulduğunu fark ettim. Ondan sonra bir baktım Doğukan geldi. O da şoka girmişti, şaşırmıştı, ne yapacağını bilmiyordu. ‘Doğukan polisi ara’ dedim. Elimdeki telefonu bile unutmuşum. Bu sırada Doğukan silahı elime verdi ve kaçıp gitti. İlk defa elime silah alınca ben de korkudan ne yapacağımı bilemedim. Bu sırada elim nasıl gittiyse artık silah ateş aldı. Ateş alınca kulağım çınlamaya başladı, ben iyice panikledim. Ondan sonra yerde kovanlar gördüm, onları aldım arabanın önüne koydum. Sonra polisler geldi, bana ‘Sen mi vurdun’ diye sordular. Ben de ‘Hayır, ben vurmadım’ dedim. Beni karakola götürmek istediler, tepki gösterdim, ‘Benim 1’ii bebek 2 çocuğum var, beni neden götürmek istiyorsunuz’ diye tepki gösterdim. Polislere direnince beni kelepçeleyip arabaya bindirdiler.”

İDDİANAME HAZIRLANDI

Olaya ilişkin Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, izlenilen kamera kayıtlarından Merve Nur Aybey’in sokakta elinde telefonla konuşurken, şüphelinin otomobille geldiği, Merev Nur Aybey’i gördüğünde direksiyonu sağa kırdığı otomobili durdurduğu, otomobili fark eden Merve Nur Aybey’in yaklaştığı sırada evden hızla çıkan Doğukan elindeki tüfekle otomobile ateş ettiği, ardından Merve Nur Aybey’in otomobilin kapısını açmaya çalıştığı ancak açamadığı, Doğukan Aybey’in elinden tüfeği alarak otomobilin arka koltuğuna koyduğu, olay yerinden kaçmadığı; diğer şüpheli Doğukan Aybey’in ise olay yerinden kaçtığı belirtildi. İddianamede şüphelilerden Merve Nur Aybey hakkında ‘eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, Doğukan Aybey hakkında da ‘kasten adam öldürmek’ suçundan cezalandırılması talep edildi.

DAVA GÖRÜLDÜ

Olaya ilişki dava Manavgat 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davanın karar duruşmasına sanık Doğukan Aybey SEGBİS aracılığıyla tutuklu bulunduğu Alanya Cezaevi’nden katılırken, salonda tarafların avukatları ve yakınları katıldı. Tutuksuz sanık Merve Nur Aybey, duruşmaya katılmadı. Duruşmada esas hakkında görüşünü açıklayan savcı, tutuksuz sanık Merve Nur Aybey’in yeterli delil bulunamadığı için beraatini, diğer sanık Doğukan Aybey’in ise ‘haksız tahrik altında adam öldürmek’ suçundan cezalandırılmasını istedi. Davada şikayetçi olan Sinan Baş’ın avukatı, savcının esas hakkında görüşüne katılmadıklarını, sanıkların her ikisinin de ‘kasten öldürmek’ suçundan cezalandırılmalarını talep etti.

ADALETE KARŞI BOYNUM KILDAN İNCE

Mahkeme başkanı tarafından davada karar verileceğini belirtilerek son sözünü sorduğu tutuklu sanık Doğukan Aybey’de, “Ben kanuna saygılı bir insanım. Deniz Baş, bütün ailemi tehdit etti, saldırılar yaptı. Adalete karşı boynum kıldan incedir. Çok pişmanım” dedi.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Merve Nur Aybey’in beraatine, Doğukan Aybey’in ise ‘haksız tahrik altında adam öldürme’ suçundan önce 18 yıl hapis cezası verirken, sanığın duruşmalardaki saygılı tavrı nedeniyle cezayı 6’da 1 indirimle itiraz yolu açık olmak üzere 15 yıl hapis cezasına düşürdü.