Cumartesi, Kasım 26, 2022
Ana SayfaKültürMüzik kalp kırıklığıdır

Müzik kalp kırıklığıdır

Grammy ödüllü Amerikan ünlü caz trompetçi Chris Botti, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) açılış etkinlikleri kapsamında müzikseverlerle buluştu.Trompetle 10 yaşındayken tanışan 59 yaşındaki sanatçı, Arif Mardin gibi önemli prodüktörlerin yönlendirmesiyle pop-caz kulvarına yönelen ve ilk albümü “First Wish”i 1995’te yayınladı ve 10 albüme imza attı. Sting, Poul Simon, Lady Gaga gibi dünya yıldızları ile çalışan Chris Botti ile hayatına yön veren Miles Davis’ten Corona sürecine kadar önemli detayları konuştuk.

İstanbul›da Atatürk Kültür Merkezi (AKM) nin açılışı haftasında sahne aldınız. Bu mekanda konser vermek size ne hissettirdi?

Bu benim için Türkiye’ye beşinci seyahatim ve benim için çok büyük bir heyecandı.

Miles Davis olmasaydı caz müziğin neresinde olurdunuz?

Gerçekten bilmiyorum. Bana Doc Severinsen trompeti öğrenmem için ilham verdi, ama Jazz müzisyeni olmak istememi sağlayan Miles Davis oldu. 12 yaşındaydım ve Miles Davis’in “Benim Eğlenceli Sevgilim’in” ilk üç notunu duyduktan sonra işte bu dedim. O günden sonra da Jazz müzisyeni olmaya karar verdim. Doğrusu, o günden beri de başka bir şey hiç düşünmedim. Bir çok yönden başarılı jazz müzisyeni olmamın sebebi asla geri adım atmamamdı. Günümüzde genç insanlarla karşılaştığımda ve bana eğer başaramazlarsa, başka bir şeye döneceklerini söylüyorlar. İşte ben de onların başka bir şeyi deneyeceklerine o zaman emin oluyorum. Evet ben de pek çok sıkıntı atlattım ama asla geri dönmedim. Ve her zaman verdiğim kararın en iyi karar olduğuna inandım..

Müzikle olduğu kadar fizikinizle de çok konuşulan birisiniz. Bu size ne hissettiriyor?

Medyanın görünümü kaçıncı sıraya koyacağından çok ilgilenmiyorum. Sanırım her sanatçının bir görüntüsü vardır. Örneğin Louis Armstrong’un mendili, Miles Davis’in kıyafetleri… İnsanların CDlerimi dinlemelerinden keyif almalarından ve grubumla canlı performans sergilememi izlemelerinden çok daha mutluyum.

KALP KRIKLIĞINI HERKES BİLİR

En iyi trompetçilerin ortak özelliği ‘Kalp kırıklığı” demiştiniz. Kalbiniz kırık olmasaydı en iyiler arasında yer almaz mıydınız?

Genel olarak bir insanın hayatı boyunca yanında kalan müziğin melankolik hayat olduğunu düşünüyorum. Müzik kalp kırıklığıdır. Bu birinin hayatında yankı uyandıran şeydir ve duygularını bir anda tersine çevirebilir. Kalbe gerçekten nüfuz eden güzel şeydir. Kayıtlarımda yapmaya çalıştığım şey budur. Bence herkes kalp kırıklığını biliyor ve günün sonunda mümkün olduğunca insanların kendinden bir şeyler bulabileceği müzik yapmayı umuyorum.

Pandemi sürecini nasıl geçirdiniz en çok neyin farkına vardınız?

Bence izole olmak sanatçıları çok etkiliyor. Benim için izole sadece sahnede performans sergileyememek değil, insanlardan da soyutlanmaktı ve bence sanat topluluğu dünyadaki çoğu insan gibi hissetti. Pandeminin gerçek etkisini uzun zaman geçmeden gerçekten bileceğimizi sanmıyorum ve bunun sadece fiziksel benliklerimiz için değil, duygusal yanımız için ne kadar zararlı olduğunu tekrar düşünebiliriz. Bence bu, tüm bunların en büyük dezavantajı olacak.

Daha önce zamansızlıktan dolayı İstanbul’un tadını çıkaramadığınız zamanlar oldu. Bu sefer zamanınız var neler yapacaksınız?

Herhangi bir şehirde yapmayı en sevdiğim şey, belirli bir turistik yeri ziyaret etmek yerine, şehrin etrafını gezinmek, yerel halkın şehirde neler yaptığını görmek.

YORUMLARINIZI FACEBOOK ÜZERİNDEN YAZIN

Diğer haberler

İlgi çeken haberler

%d blogcu bunu beğendi: