Nashira Resort Hotel’de perma kültür bahçesi oluşturuldu

473

Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan 5 yıldızlı Nashira Resort Hotel’in bahçesinde, AÜ Manavgat Meslek Yüksek Okulu’yla birlikte hazırlanan perma kültür projesi kapsamında sebze meyve üretimi için bahçe oluşturuldu.

Manavgat’ın Titreyengöl Mevkii’nde bulunan bir otelin bahçesinde yaklaşık 2 bin metrekarelik alanda perma kültür bahçesi oluşturuldu. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Manavgat Turizm Fakültesi, AÜ Manavgat Meslek Yüksek Okulu ile Nashira Resort Hotel işbirliğinde gerçekleştirilen perma kültür projesinde, kısıtlı alanda organik olarak meyve ve sebze ile birçok çiçekle birlikte, yapılan kümeslerde tavuk, ördek, kaz gibi hayvanların yanı sıra tavşan, keklik, bıldırcında yetiştiriliyor.

Geçen nisan ayında bahçeye çeşitli meyveler, bamya, domates, biber, salatalık, mısır, fasulye gibi birçok sebze ve çiçeklerin ekimi yapıldı. Fide olarak dikilen sebzeler büyüyerek ürün vermeye başladı. Bahçeyi kontrol etmeye gelen öğrenciler, tamamen doğal ve organik olarak yetişen ve ürün veren salatalıkları topladı. Salatalıklardan 48 kilogram ürün toplanmasına hem öğrenciler hemde otel yönetimi çok şaşırdı.

Projeyle, hem çok kısıtlı alanda tarımsal üretim yapılabileceğinin gösterilmesi hedeflenirken, hemde Covid-19 salgının ardından sertifika alan otele gelen turistlerin bahçeden istediği ürünü ister çiğ isterse de pişirilerek yemesi hedefleniyor. Turistler ayrıca bahçe kapsamında oluşturulan kümeslerde bulunan, tavuk, ördek ve kazlarında yumurtalarını yiyebilecek.

Proje yöneticisi AÜ Manavgat Meslek Yüksek Okulu Gıda Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Doktor Meriç Balcı, bütün dünyanın Covid-19 salgınıyla mücadele etmeye çalıştığını ve bu süreçte üretimin özellikle tarımsal üretimin ne kadar önemli olduğunun ortaya çıktığını belirterek, “Şuanda burada ayvanlarımız var, her türden bitkilerimiz ve meyve ağaçlarımız var. Bu zorlu günlerde de kendine yeterlilik adına çok küçük arazilerin bile çok yoğun ve usulüne uygun bir şekilde ekilip biçildiğinde, çok fazla verim verebileceğini ve bir ailenin hatta şu kadar bir arazi bile birkaç ailenin yiyecek ihtiyacını, sebze meyve ihtiyacını karşılayabileceğini ispatlamaya çalışıyoruz” dedi.

Burada aynı zamanda öğrencilere ekmeyi dikmeyi ve biçmeyi öğrettiklerini söyleyen Balcı, “Enerjiyi tutumlu kullanan bir sistem bu. Enerjiyi tasarruflu kullanarak, ekmek, dikmek ve biçmek önemli. Aynı zamanda kimyasala bulaşmadan organik bir şekilde kardeş bitkileri, birbirine yakın dikerek, onları her türlü zararlıdan koruyarak biyolojik bir şekilde savaşarak ürün yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi.

Bu sene Covid-19 salgını nedeniyle üniversitenin tatil olması ve öğrencilerin evlerine gitmesi sebebiyle ekim ve dikimi ‘kardeş bitkiler’ mantığına uygun olarak gerçekleştiremediklerini belirten Doktor Meriç Balcı, bundan sonraki ekim ve dikimin kardeş bitkiler özelliklerine göre yapılacağını söyledi.  Kardeş bitkilerin birbirlerini koruyan bitkiler olarak tanımlanabileceğini ifade eden Doktor Meriç Balcı, köylerde geleneksel olarak parsel parsel ayrım yapılarak üretim yapılmasının ürünleri zararlılara karşı korumadığını belirtti.

Meriç Balcı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anneannelerimiz, bir parseli tamamen salatalık yapar, onun yanını tamamen domates, onun yanını tamamen biber, parsel parsel ayırırız biz bunu. Ama doğada asla bu böyle olmaz. Doğada herşey iç içe yetişir. Çünkü doğadaki bitkiler içgüdüsel olarak birbirlerini koruyacak şekilde konumlanırlar. Güney Amerika yerlilerinin çok eskiden beri yaptığı bir uygulama var, Mısır, fasulye ve kabak üçlüsünü birlikte ekerler. Mısır, dik gövdesiyle fasulyenin sarılması için bir çubuk görevi görüyor. Fasulye kökleriyle azot tutuyor, kabakta yayılmacı olduğu için yabani otların büyümesini engelliyor. Güney Amerika yerlileri uzun yıllar önce bunları uyguluyordu. Bu bilgiler zaman içerisinde derlenerek artık her tür bitkinin kardeş bitkileri tespit edildi. Kardeş bitkiler katalogu oluşturuldu. Burada hangi bitkilerin hangileriyle birlikte ekilmesi, hangilerini ekilmemesi belirtiliyor.”

Nashira Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydoğan’da yaptığı açıklamada, “Bu bizim için perma kültür projes.İçinde hayvanlar var, bostanlar var, meyve ağaçları var. Bu bir örnek. Tarımda kendi kendine yetebilirliği gösteren bir örnek. Bunu evde yapabilirsin, küçük bahçede, geniş alanda yapabilirsin. Yani küçük alandan büyük ürün elde etme ve kendine yetebilme projesi. Bu projeyide AÜ’deki öğretim üyeleriyle böyle bir çalışma yaptık, uyguladık ve bugün ilk mahsulümüzü aldık. Yalnızca çok küçük bir bölümünden 48 kilo salatalık aldık” dedi.

Perma kültür bahçesinin turistlere açık olacağını ve turistlerin istedikleri ürünleri dalından kopartarak pişirilmesini isteyebileceğini söyleyen Hüseyin Aydoğan, “Turist; domatesini, patlıcanını, biberini ve diğer ürünleri kopartıp, taze yenilecekleri yiyebilecek; pişirilecek olanları ise istediklerini pişirip sunacağız. Turistler isterlerse kümes hayvanlarının yumurtalarından da pişirtip yiyebilecek.” diye konuştu.